|
Yeni
Konya 7-8 Ağustos 2008
‘Devlet Su İşleri (DSİ) 2023 yılına hazırlanıyor’
Devlet Su İşleri
(DSİ) 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, dillerden düşmeyen Konya Ovaları
Projeleri’ni Özel Rapor’a anlattı. Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Nazım Ekren’in Konya’da ilan ettiği eylem planı üzerine
konuştuk. Uzun yıllar ihmal edilen KOP, büyük bir hızla ilerliyor.
Hükümet, sadece önümüzdeki birkaç yılı değil 2012 ve 2023 yılını göz
önüne alarak bir planlama içinde. Bu sürecin iyi yürütülmesi
durumunda Konya, hem 100 bin insana istihdam açacak hem de milli
ekonomiye yılda yaklaşık 600 milyon YTL katma değer sağlanmış
olacak.
Detaylara
girmeden önce son durumla başlıyoruz. Bölge Müdürü Hacı Haksal
kısaca özetliyor.
“Görev alanımızı
Konya ile birlikte Niğde, Aksaray ve Karaman kapsıyor. Özellikle
Konya Ovaları Projeleri (KOP) kapsamında Konya ve Karaman öne
çıkmaktadır. 2012 yılı ve sonrası için hem proje hem de kaynak
olarak ciddi planlamalar içindeyiz. Konya’yı 2023 yılına
hazırlıyoruz. Devam eden projeler yanında 2008 yılında ihale
edeceğimiz çalışmalarımız olacak. 2009, 2011, 2012 ve sonrası için
ihale edilecek proje ve yapım işlerinin planlamasını yaptık. Konya
Ovaları Projeleri için yıllara göre ödenek ihtiyacını bilanço olarak
çıkardık. 2008 yılı birim fiyatlarına göre 2023 yılına kadar toplam
proje ve inşaat, artı kamulaştırma için 5 milyar 600 milyon 400 bin
YTL ödeneğe ihtiyaç olduğunu ortaya çıkardık. Bu miktarı yıllara
yaydık. 2008 yılında devam eden projeler dışında ihale
edebileceğimiz çalışmaları belirledik.”
2012 ve 2023
için proje planlaması çok isabetli bir karar. Peki öncelikler neler?
Bu yıl ve gelecek yıl için.
“Hiç programda
olmadığı halde projesini ihale etmek, daha sonra ödenek ve yapımını
gerçekleştirmek gayesiyle öne aldığımız işler oldu. Ilgın-Argıthanı
Regülatörü ve Sulaması İnşaatı, Çumra KOS 6. 2. kısım Sulaması
İnşaatı 4 bin 500 hektar borulu sulama. Karaman İbrala Barajı yapımı
devam ediyor, sulamasını ilave edelim dedik. Bu yıl ihalesini
yapacağız. Bunlar 2008’de KOP eylem planıyla hızlandırdığımız
projelerimiz. Yapımı devam eden Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel, KOP’un
en önemli ayağını teşkil ediyor. Bu projenin 2012 yılı sonunda
tamamlanması halinde 180 milyon metreküp, Afşar ve Bozkır
barajlarının yapılmasıyla 414 milyon metreküp su almış olacağız
Yukarı Göksu havzasından Konya kapalı havzasına. Konya Afşar Barajı
Bağbaşı Derivasyonu, Mavi Regülatörü, Apa Hotamış İletim (AHİ)
kanalı bunlar proje ihaleleri olacak. Afşar Barajı ve Bağbaşı
Derivasyonu projesi için 240 bin YTL bedel ayrıldı, Ağustos ayında
ihale edilecek. Mavi Regilatörü, Apa Hotamış İletim (AHİ) kanalı,
Hotamış depolaması 125 kilometre uzunluğunda kanal olacak. Suğla
depolaması gibi yine Ağustos ayında 340 bin YTL’ye ihale edilecek.
Bozkır Barajı ve HES projesi ihalesi için 1 milyon 500 bin YTL’ye
2009’da anlaştık. Karaman Ayrancı Barajı Sulaması ve Ilgın Atlantı
Sulaması klasik sistemden 2009’da borolu sisteme dönüşecek.
Sarıveliler Sulama Göleti’ni 400 bin YTL’ye ihale edilecek.
Seydişehir Cazibe Sulaması’nın projesini bitiriyoruz, seneye
yapımını ihale edeceğiz. Beyşehir Damlapınar Barajı’nın proje
ihalesini bitiriyoruz, seneye yapım ihalesini yapacağız. Bu şekilde
her yılı planlayarak devam ediyoruz.”
Bütün projeler
su üzerine. Su kaynakları ise her geçen yıl tükeniyor. Konya’nın
geniş tarım arazilerine karşılık su kaynaklarının yetersizliği ve
her geçen yıl azalması dikkat çekici. Dinliyoruz.
“2012 yılına ve
sonrasına kadar toplam ihtiyaç duyulan ödeneğimiz kamulaştırma dahil
5 milyar 600 milyon 400 bin YTL demiştim. KOP konusunda ayrı bir
hassasiyet gösteriyoruz. Projelerin yaygınlık ve yapım, ihale
durumlarını bir program çerçevesinde takip edeceğiz. Gereken
ödenekler verildiği takdirde Konya’nın ihtiyaç duyduğu sulama ve
içme suyunda ciddi manada bir rahatlama olacaktır. Konya kapalı
havzasında yaklaşık 62 bin kilometrekarelik bir alanda 4 il
bulunmakta ve bu illerin toplam sulanabilir tarım alanı 2 milyon 754
bin hektardır. Buna karşın yerüstü su potansiyelimiz 5 milyar 950
bin metreküp, yer altı su potansiyelimiz ise 1 milyar 671 bin
metreküptür. Yıllık ortalama yağışlarla birlikte toplam 7 milyar 620
bin metreküp su kaynağımız bulunmaktadır. Ancak bunun aktif olarak
sulama ve içmede kullanılabilecek olan miktarı 3 milyar 180 bin
metreküptür. Yer altı kaynakları noktasında var olan ruhsatlı
kuyular ve kaçakların durumunu belirlemek, rezervimizi öğrenmek
amacıyla Kasım 2007’den itibaren yer altı suyu envanter
çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz. Konya kapalı havzasındaki yer
altı suyu durumunu tespit etmeye, rezerv durumunu güncelleştirmeye
çalışıyoruz. Öngörülen 1 milyar 671 bin metreküpe karşılık fiili
olarak ne kadar çekim yapıldığını bilemiyorduk. Bu envanter
çalışmasını Mayıs 2008’de bitirdik. Toplam bölgemizde yaklaşık 67
bin adet kaçak kuyu tespit edildi. 27 bin 140 adet ruhsatlı kuyumuz
olduğu hesaba katılınca toplam 93 bin 948 adet kuyu tespiti yapıldı
koordinatlı olarak. Ruhsatlı kuyularında verilerinin eksik olduğu
görüldü. Maliklerini, koordinatlarını, ada-pafta-parselini coğrafi
bilgi sistemine aktardık. Rezerv çalışması için dış bölgelerden 10
mühendisimiz tespit yapıyor. Ağustos ayı sonuna kadar bu çalışmalar
sürecek. Rezervler belirlendikçe fiili olarak ne kadar su çekiliyor
görmemiz gerekiyor. 67 bin adet kaçak kuyunun mutlaka bir çekimi
vardır. Biz rezervimizi ruhsatlı kuyulara tahsis etmiştik. 5
hektardan olsa yaklaşık 335 bin hektar tarım arazisi bizim
kayıtlarımız dışında sulanıyor. Yani 2 milyon 754 bin hektar
sulanabilir tarım arazisinin 560 bin hektarını yer altı ve yerüstü
sularla fiilen sulamış oluyoruz. Ancak kaçak kuyularla sulama 800
bin hektarlık bir arazi oluyor.”
Konya kapalı
havzası master plan çalışmaları ne durumda?
“Konya kapalı
havzasında tarıma elverişli arazi miktarı, mevcut su kaynakları ile
sulanabilecek arazi miktarının yaklaşık 3 katı. Havzada son yıllarda
yağışların normalin altında seyretmesi, sosyal ve ekonomik
ihtiyaçlara bağlı olarak su kullanımının artması ve yeraltı suyunda
görülen sürekli düşümler, havza su kaynaklarının kullanımı ile
ilgili yeni tedbirlerin alınması gereğini ortaya koymuştur. Master
plan çalışmaları ile havza yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının
yeniden tespit edilmesi ve bu kaynakların mevcut ve tasarlanan
projelerde verimli bir şekilde kullanılması için alınması gerekli
tedbirlerin belirlenmesi amaçlanmış olup, çalışmalar devam
etmektedir.
Konya Ovaları
Projeleri’ni şöyle sıralayabiliriz: Konya ve Karaman illerinde yer
alan 9’u büyük su projesi, 1 adedi içme suyu projesi, 1 adedi Göksu
Havzası enerji projeleri ve diğerleri de müstakil küçük su ve
yeraltı suyu sulamaları olmak üzere 12 adet projeden oluşmaktadır.
KOP Kapsamında Yer Alan Projeler: 1- Konya - Çumra Projesi, 2-
Ereğli Projesi, 3- Ilgın Projesi 4- Karaman Projesi, 5- Ayrancı
Projesi, 6- Yunak - Akgöl Projesi, 7-Sarayönü - Beşgözler Projesi,
8-Beyşehir - Damlapınar Projesi, 9- Akşehir - Eber Projesi, 10-
Küçük Su Projeleri, 11- Konya ve Karaman Kenti İçme Suyu Projeleri,
12- Göksu Havzası Enerji Projeleri.”
Konya Ovaları
Projesi (KOP) su rezervinin yeniden eski haline getirilmesini
planlanıyor.
“Su
kaynaklarının kullanımında yaşanan öncelikli sorunlar, öncelikli
projeler ve ağaçlandırma seferberliğine ilişkin üretilebilecek
projeleri ele alıyoruz. Çözüm önerileri üzerinde çalışıyoruz. 1993
yılından sonra tüm rasat kuyularda ciddi oranda su seviyesinin
düştüğünü biliyoruz. Tükenen rezervlerimizin aksine sulu tarıma olan
rağbet kaçak kuyuların sayısını arttırmıştır. Bütün birimlerden bu
konuda yardım bekliyoruz.
Konya kapalı
havzasında, yaşanan küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle su
konusunda özellikle tarımda sıkıntılar çekiliyor. Konya Kapalı
Havzası'nda büyük toprak potansiyeli var, ancak bu nispette su
rezervi olmadığı bir gerçek. Yaşanan kuraklık nedeniyle yer üstü ve
yeraltı sularının azlığı içme, tarımsal ve sanayide kullanılan suda
sıkıntılar yaşandı. Konya Ovaları Projesi (KOP) ile bu rezervin
yeniden eski haline getirilmesi planlanıyor. Özellikle Gembos
Derivasyonu ile Beyşehir Gölü'ne yılda 130 milyon metreküp su ilave
edilmesi hedefleniyor. Ancak bu gölden yılda tarımsal sulama
amacıyla 200-300 milyon metreküp su çekiliyor ve 650 milyon metreküp
su ise buharlaşıyor. Bu buharlaşma küresel ısınmayla daha da
artabilir. Buna bir çözüm getiremeyiz ama bu aşırı su çekimine bir
denetim getirebiliriz. Bu nedenle vatandaşlarımız bize
çalışmalarımız esnasında yardımcı olmalıdır.”
Suyu tasarruflu
kullanmazsak,
Konya vatan olmaktan çıkacak
Devlet Su İşleri
(DSİ) 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, Özel Rapor’un 2. bölümünde,
sürekli gündemde olan ancak yeterince önem vermediğimiz 'su
tasarrufu' konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konya
havzasındaki su potansiyelinin ekilebilir tarım arazisinin 1/3'ünü
sulamaya yettiğine dikkat çeken Haksal'ın şu cümleleri gelecek
kuşaklara nasıl bir Konya bırakacağımızın işaretlerini taşıyor: "Su
tasarrufunun mutlaka bir sisteme dayandırılması, dengeli bir
kullanım sisteminin ortaya konulmasını herkes bekliyor. Bunun
oluşturulması lazım. Aksi halde gelecekte çok ciddi sıkıntılar
olacak. Sosyal boyutta toplumun yaşamını devam ettirmesi noktasında
Konya belki vatan, yurt olmaktan çıkacak. Su olmazsa, hayat
olmayacak."
Dün kaldığımız
yerden Bölge Müdürü Hacı Haksal'ı dinlemeye devam ediyoruz:
SU
KAYNAKLARIMIZ, TARIM ARAZİLERİNİN 1/3'ÜNÜN SULANMASINA İMKAN TANIYOR
Nihai durumda
sulama şebekelerini dönüşümünü yapmak önemli. Yağmurlama, damla
sulama sistemlerini yerleştirme önem taşıyor. Bu şekilde sulanabilir
tarım arazisinin 3'te birini sulayabiliyoruz. Bu önemli bir
parametredir. Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri gibi
olumsuzluklara rağmen bizim gelecekte tarım arazilerinin 3'te birini
sulama imkanımız bulunuyor. Yağışlar, yer altı su seviyelerindeki
olumsuzluklar nedeniyle hedeflediğimiz rantabl sulamayı yapamıyoruz.
Vatandaş
tarımsal ürünlerini çeşitlendirerek daha çok ekim yapıyor. Bağ
bahçe, seracılık, organik tarım, pancar ekimindeki her yıl kapasite
artırılması, suyun yetersiz olduğu bölgemizde, bu sıkıntıyı daha da
tetiklemektedir.
Nüfus
potansiyelinin artması, gelişen sanayi, tarıma dayalı sanayide suya
dayalı ihtiyaçların her geçen gün arttığını görüyoruz. Bu konuda
belediyeler ciddi manada tedbirler ortaya koymaktadırlar. Bunları
takdirle karşılıyoruz. Sonuçta bir gerçek var, nüfus artıyor, sanayi
gelişiyor, tarımsal sulama sahalarımız genişliyor, su potansiyelimiz
aynı seviyede kalmadığı gibi iklime dayalı olarak azalıyor.
Bu manada suyu
çok bilinçli olarak kullanmamız lazım. Tasarruflu olarak kullanmamız
lazım, özellikle suyun kıymetini bilerek hareket etmemiz gerekiyor.
Su potansiyeline göre tarım yapılması gerekiyor. Çok sahada ekim
yaparak ürün alamamaktansa, yeterli verimi alabileceğimiz miktarda
tarımsal faaliyetlerimizi sürdürmemiz gerekiyor.
Bu noktada biz
DSİ olarak, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Su konusunda ilk
olarak sermayemizi iyi belirlemek gerekiyor. Su rezervimiz nedir?
Suyumuzu nasıl kullanıyoruz? Suya yönelik olarak yaptırım ve kontrol
edilebilir denetlenebilir bir sistemi yerleştirmemiz nasıl mümkün
olur? Bunların arayışı içerisindeyiz. Bu manada çalışmalarımızı
sürdürüyor, bilgi, veri, elde ediyor eksikliklerimizi gidermeye
çalışıyoruz. Bilgileri tamamladıktan sonra tespitlerimizi Coğrafi
Bilgi Sistemi'ne aktardığımızda tabloya bakıldığı zaman suyumuz
hangi havzada ne kadar var? Ne kadar kuyu var? Bunlara nasıl
yaptırım getirilebilir? Suyun bir bedeli olması düşüncesiyle genel
müdürlüğümüz, ilgili daire başkanlıklarımızla nihai durumda tartışıp
bir yasal düzenlemeyle düzensiz kullanılan suyun daha adaletli,
hakkaniyetli, kontrol edilebilir, bedelini, tahsilatını yapılabilir
şekilde bir sisteme kavuşmamız gerekiyor.
Hep eksiye doğru
gidiyoruz. Bu eksiye gidişle bugün tarımsal sulamayı tartışırız,
yarın içme suyunu bulamadığımız için bu sefer ciddi sosyal
problemler çıkar, göçler başlar, insanlar yerinden yurdundan olur.
Bu nedenle
rezerv çalışmasını önemsiyoruz. DSİ olarak bunu net ortaya koymamız
lazım, su rezervlerine göre tarım yapılması lazım. Arazi sahasına
göre tarım değil, tarım alanımızda hiçbir sıkıntı yok. Tüm
iyileşmeleri, gelişmeleri, ekonomik sistemleri ortaya koyduğunuzda
tarım arazimizin 3'te birini sulayabiliyoruz. Demek ki biz 3'te
2'sini suladığımızda tehlike çanları çalıyor. Şimdiden de bize
birçok dilekçe geliyor. Su seviyesi düştü, kuyu tecrübesi yapılması,
su seviyesine göre boruların pompanın kotların indirilmesi, trafo
gücünün değiştirilmesi gibi sıkıntıları çiftçimiz birebir yaşıyor.
Herkes suyu derine doğru kovalıyor, gücü olan derine doğru gidiyor.
SUYA ENDEKSLİ
BİR TARIM POLİTİKASI VE PLANLAMASI GEREKİYOR
DSİ
çalışmalarını sonuçlandırıp yaptırımını ortaya koyduğu zaman, güce
göre değil suya göre hakkaniyetli bir dağılım olacak. 3-5 ruhsatlı
kuyunun yanında kaçak kuyuları olanlar bir tarafa, bir tarlası için
su semin edemeyenler ortaya çıkacak. Bu sıkıntılar giderilecek. Bu
konuda eksiğimizi görerek bu çalışmaları yapıyoruz. Netleştiriyoruz.
Bunu kamu kurum ve kuruluşlarla paylaşıyoruz. Bu konuda halk bilgi
sahibi oldu. İşin sonuna geldiğimizin, sorumsuzca suyu kullanma
hakkımızın olmadığının herkes farkında. Bunun mutlaka bir sisteme
dayandırılması, dengeli bir kullanım sisteminin ortaya konulmasını
herkes bekliyor. Bunun oluşturulması lazım. Aksi halde gelecekte çok
ciddi sıkıntılar olacak. Sosyal boyutta toplumun yaşamını devam
ettirmesi noktasında Konya belki vatan, yurt olmaktan çıkacak. Su
olmazsa, hayat olmayacak.
Bu sıkıntılara
karşı, kurum kuruluşların duyarlılık içinde olması gerekiyor. Ne
kadar duyarlıyız? Yeterli değil. Konya kapalı havzasında ciddi
anlamda bir tarım planlaması ve tarım politikası izlenmesi
gerekiyor. Araziye göre değil, suya göre, suyunda dağıtımının
işletmesinin en rantabl şekilde sürdürecek metotları ortaya koymamız
lazım. Bu noktada herkese bir görev düşüyor.
YER ALTI VE
YERÜSTÜ SU KAYNAKLARINA YÖNELİK MAKRO PLAN ÇALIŞMALARI YAPIYORUZ
Kuraklık ve
tarım eylem planıyla kurumlar görevlendirilmişti. Ama biz bunun
dışında DSİ olarak kendi eksiklerimizi, yapmamız gerekenleri ayrı
bir mecrada yürütüyoruz. Hem o toplantılara katılıyor, hem de
eksiklerimizi telafi ederek önümüzdeki dönem daha detaylı bilgilerle
çalışmalarımızı ona göre yürütüyoruz. Yeraltı ve yerüstü su
kaynaklarımıza yönelik makro plan çalışması yapıyoruz. Bu verileri
güncelleştirip doğruladıktan sonra bunlara yönelik makro plan
çalışmasını, hem sulama sahaları hem de şebeke yönüyle klasikleri
borulu kapalı sisteme dönüştürecek şekilde yapıyoruz. Devam eden
projelerimizin ekseriyeti basınçlı şebeke sisteminde. Bu bir
süreçtir. Bu süreci fırsatları iyi bir şekilde değerlendirip,
imkanları sıfırlamadan, doğruları ortaya koyarak izlememiz
gerekiyor.
SUYUN İSRAF
EDİLDİĞİ HER SULAMA VAHŞİDİR
Sulama
sistemlerinin özelikle Konya'da çok tartışıldığını biliyoruz. Vahşi
sulama bitkinin ihtiyacından fazla suyu toprağa vermek anlamına
geliyor. Yağmurlama ve damla sulama yapsanız bile bu mümkündür.
Hoyratça sulamadır, israftır bu. Bölgemizde suyu israf etmememiz
gerekiyor. Yağmurlama, damla sulama sistemlerini buharlaşmanın en az
olduğu gece saatlerinde akşam üzeri kullanmak gerekiyor. Gündüz
sıcaklığın 30 derece olduğu saatlerde yağmurlama veya damla sulama
yaptığımızda tasarruf sağlanmış olmuyor.
KONYA KAPALI
HAVZASI'NIN YERALTI SU ENVANTERİ ÇIKARILDI
Türkiye'nin en
az yağış alan bölgesi olan ve sulama ihtiyacının büyük bölümünü
yeraltı sularından temin eden Konya Kapalı Havzası'nın yeraltı su
envanterini çıkarmak amacıyla başlatılan su kuyularının tespiti
çalışmaları tamamlandı. Tespit çalışmalarına Konya ve diğer
bölgelerden gelen 31 ekip ve 130 civarında personel, sahaya inerek
kuyuların yerini, su rezervini ve verimliliğini tespit etti.
Çalışmalarımıza 5 Kasım 2007 tarihinde başlamştk. Bu çalışmayla
Konya Kapalı Havzası'nı yeraltı su konumunu belirlemek ve bu rezervi
planlı ve programlı bir şekilde kullanmak amacıyla 1. kademe olarak
bölgedeki su kuyularının envanterini çıkardık. Bu manada bugüne
kadar yapılan çalışmalarda 27 bin 650 adet kuyu tespit ettik.
Çalışmaya her ekipte 2 kişi ve o bölgenin muhtarı katıldı.
Ekiplerimizin elinde birer adet GPS ve su seviye tespit cihazı
bulunmaktaydı. Bu envanter çalışmasıyla su kullanımında yeni bir
yapılanma içine girdik. Bu yapılanma içerisinde sulanabilir tarım
arazilerini en ekonomik ve faydalı bir biçimde belirleyerek bundan
sonraki yer altı su kullanımını kayıt altına almak ve hem kontrol
edilebilir, hem de vatandaşın birim alanda kullandığı suyun
tahsilatını yapabilecek bir sisteme geçmiş olacağız. Yapılan saha
çalışmalarında gidilen bölgenin muhtarıyla birlikte kuyuları tespit
eden ekipler, ellerinde bulunan uydu yer bulma cihazı (GPS) ve su
seviye tespit cihazıyla birlikte kuyunun konumunu ve kuyudaki su
rezervini tespit etti. Alınan bilgiler merkezde bulunan
bilgisayarlara girilerek hangi kuyuların kaçak, hangilerinin
ruhsatlı olduğu tespit edildi. Kaçak olduğu tespit edilen kuyuların
ise ilk olarak verimliliği belirlendi ve verimli görülmesi halinde
ruhsatlandırılarak sisteme kaydedildi.
DÜNYA
TEKNOLOJİLERİNİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
DSİ ülkemizin
köklü kuruluşlarından biridir. Büyük projeler gerçekleştirmektedir.
İnsanımıza hem tarım yönüyle hem de temiz içme suyu, enerji yönüyle
hizmet ediyor. Bir yandan da günün gelişen teknolojisine ayak
uyduruyor. Teşkilatımızın her kademesinde bu çalışmalar
sürdürülüyor. Birçok projede yurt dışı teknik ve sistemler takip
ediliyor. Gidilip yerinde inceleme yapılıyor. Toplam kalite
anlayışını 2006 yılında tamamladık. Belli bir standartta hizmet
üretmek, daha üst düzeyde ihtiyaçları giderecek teknik ve
teknolojiyi elde etmek için çalışmalar yürütüldü. Bu devam
ettiriliyor. Bunu daha üst kaliteye çıkarmak için çabalar sarf
ediliyor. Bilgisayar teknolojisini her alanda kullanıyoruz. Tüm
hizmetlere yönelik projeleri veri olarak Coğrafi Bilgi Sistemi'ne
aktarıyoruz. Bu büyük bir gelişme. Arşivlerde kaybolan, güncel
olamayan bilgiler tek havuzda toplanmış oluyor. Bu çalışmalarla
Avrupa'da yürütülen bilim ve tekniğin her türlüsünü kurumumuzda
uygulamaya çalışıyoruz. AB standartlarına ulaşabilmemiz için bilgi
ve teknoloji ağıyla donatılmamız gerekiyor. Kalite yönetim, bilgi ve
teknoloji birimleri son 3 yılda oluşturuldu. Büyük mesafe alındı.
KOP PROJELERİNİN
EKONOMİK FAYDASI
KOP kapsamında
bugüne kadar 346 bin 445 hektar alan işletmeye açılmış olup, inşaatı
devam eden ve ileriki yıllarda yapılacak projeler tamamlandığında,
toplam 645 bin 205 hektar alan sulu tarıma kavuşturulacak. Tarım ve
meyvecilikte çeşitlilik, üretimde artış, tarımsal sanayide kalkınma,
güvenli üretim, iç ve dış piyasada rekabet gücü sağlanmış olacak.
Yem bitkileri ekimleri, hayvancılık ve entegre tesislerinde
gelişmeler meydana gelecek. Konya ve Karaman kentlerinin uzun vadeli
içme-kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçları temin edilmiş olacak.
Yöre insanını göçten kurtaracak ve yaklaşık 100 bin kişiye iş ve
istihdam sağlayacak. Bu projelerle milli ekonomiye yılda yaklaşık
600 milyon YTL katma değer sağlanmış olacak.







|