Anasayfa
Çalışmalar
 

Yeni Konya 7-8 Ağustos 2008

‘Devlet Su İşleri (DSİ) 2023 yılına hazırlanıyor’

Devlet Su İşleri (DSİ) 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, dillerden düşmeyen Konya Ovaları Projeleri’ni Özel Rapor’a anlattı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in Konya’da ilan ettiği eylem planı üzerine konuştuk. Uzun yıllar ihmal edilen KOP, büyük bir hızla ilerliyor. Hükümet, sadece önümüzdeki birkaç yılı değil 2012 ve 2023 yılını göz önüne alarak bir planlama içinde. Bu sürecin iyi yürütülmesi durumunda Konya, hem 100 bin insana istihdam açacak hem de milli ekonomiye yılda yaklaşık 600 milyon YTL katma değer sağlanmış olacak.

Detaylara girmeden önce son durumla başlıyoruz. Bölge Müdürü Hacı Haksal kısaca özetliyor.

“Görev alanımızı Konya ile birlikte Niğde, Aksaray ve Karaman kapsıyor. Özellikle Konya Ovaları Projeleri (KOP) kapsamında Konya ve Karaman öne çıkmaktadır. 2012 yılı ve sonrası için hem proje hem de kaynak olarak ciddi planlamalar içindeyiz. Konya’yı 2023 yılına hazırlıyoruz. Devam eden projeler yanında 2008 yılında ihale edeceğimiz çalışmalarımız olacak. 2009, 2011, 2012 ve sonrası için ihale edilecek proje ve yapım işlerinin planlamasını yaptık. Konya Ovaları Projeleri için yıllara göre ödenek ihtiyacını bilanço olarak çıkardık. 2008 yılı birim fiyatlarına göre 2023 yılına kadar toplam proje ve inşaat, artı kamulaştırma için 5 milyar 600 milyon 400 bin YTL ödeneğe ihtiyaç olduğunu ortaya çıkardık. Bu miktarı yıllara yaydık. 2008 yılında devam eden projeler dışında ihale edebileceğimiz çalışmaları belirledik.”

2012 ve 2023 için proje planlaması çok isabetli bir karar. Peki öncelikler neler? Bu yıl ve gelecek yıl için.

“Hiç programda olmadığı halde projesini ihale etmek, daha sonra ödenek ve yapımını gerçekleştirmek gayesiyle öne aldığımız işler oldu. Ilgın-Argıthanı Regülatörü ve Sulaması İnşaatı, Çumra KOS 6. 2. kısım Sulaması İnşaatı 4 bin 500 hektar borulu sulama. Karaman İbrala Barajı yapımı devam ediyor, sulamasını ilave edelim dedik. Bu yıl ihalesini yapacağız. Bunlar 2008’de KOP eylem planıyla hızlandırdığımız projelerimiz. Yapımı devam eden Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel, KOP’un en önemli ayağını teşkil ediyor. Bu projenin 2012 yılı sonunda tamamlanması halinde 180 milyon metreküp, Afşar ve Bozkır barajlarının yapılmasıyla 414 milyon metreküp su almış olacağız Yukarı Göksu havzasından Konya kapalı havzasına. Konya Afşar Barajı Bağbaşı Derivasyonu, Mavi Regülatörü, Apa Hotamış İletim (AHİ) kanalı bunlar proje ihaleleri olacak. Afşar Barajı ve Bağbaşı Derivasyonu projesi için 240 bin YTL bedel ayrıldı, Ağustos ayında ihale edilecek. Mavi Regilatörü, Apa Hotamış İletim (AHİ) kanalı, Hotamış depolaması 125 kilometre uzunluğunda kanal olacak. Suğla depolaması gibi yine Ağustos ayında 340 bin YTL’ye ihale edilecek. Bozkır Barajı ve HES projesi ihalesi için 1 milyon 500 bin YTL’ye 2009’da anlaştık. Karaman Ayrancı Barajı Sulaması ve Ilgın Atlantı Sulaması klasik sistemden 2009’da borolu sisteme dönüşecek. Sarıveliler Sulama Göleti’ni 400 bin YTL’ye ihale edilecek. Seydişehir Cazibe Sulaması’nın projesini bitiriyoruz, seneye yapımını ihale edeceğiz. Beyşehir Damlapınar Barajı’nın proje ihalesini bitiriyoruz, seneye yapım ihalesini yapacağız. Bu şekilde her yılı planlayarak devam ediyoruz.”

Bütün projeler su üzerine. Su kaynakları ise her geçen yıl tükeniyor. Konya’nın geniş tarım arazilerine karşılık su kaynaklarının yetersizliği ve her geçen yıl azalması dikkat çekici. Dinliyoruz.

“2012 yılına ve sonrasına kadar toplam ihtiyaç duyulan ödeneğimiz kamulaştırma dahil 5 milyar 600 milyon 400 bin YTL demiştim. KOP konusunda ayrı bir hassasiyet gösteriyoruz. Projelerin yaygınlık ve yapım, ihale durumlarını bir program çerçevesinde takip edeceğiz. Gereken ödenekler verildiği takdirde Konya’nın ihtiyaç duyduğu sulama ve içme suyunda ciddi manada bir rahatlama olacaktır. Konya kapalı havzasında yaklaşık 62 bin kilometrekarelik bir alanda 4 il bulunmakta ve bu illerin toplam sulanabilir tarım alanı 2 milyon 754 bin hektardır. Buna karşın yerüstü su potansiyelimiz 5 milyar 950 bin metreküp, yer altı su potansiyelimiz ise 1 milyar 671 bin metreküptür. Yıllık ortalama yağışlarla birlikte toplam 7 milyar 620 bin metreküp su kaynağımız bulunmaktadır. Ancak bunun aktif olarak sulama ve içmede kullanılabilecek olan miktarı 3 milyar 180 bin metreküptür. Yer altı kaynakları noktasında var olan ruhsatlı kuyular ve kaçakların durumunu belirlemek, rezervimizi öğrenmek amacıyla Kasım 2007’den itibaren yer altı suyu envanter çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz. Konya kapalı havzasındaki yer altı suyu durumunu tespit etmeye, rezerv durumunu güncelleştirmeye çalışıyoruz. Öngörülen 1 milyar 671 bin metreküpe karşılık fiili olarak ne kadar çekim yapıldığını bilemiyorduk. Bu envanter çalışmasını Mayıs 2008’de bitirdik. Toplam bölgemizde yaklaşık 67 bin adet kaçak kuyu tespit edildi. 27 bin 140 adet ruhsatlı kuyumuz olduğu hesaba katılınca toplam 93 bin 948 adet kuyu tespiti yapıldı koordinatlı olarak. Ruhsatlı kuyularında verilerinin eksik olduğu görüldü. Maliklerini, koordinatlarını, ada-pafta-parselini coğrafi bilgi sistemine aktardık. Rezerv çalışması için dış bölgelerden 10 mühendisimiz tespit yapıyor. Ağustos ayı sonuna kadar bu çalışmalar sürecek. Rezervler belirlendikçe fiili olarak ne kadar su çekiliyor görmemiz gerekiyor. 67 bin adet kaçak kuyunun mutlaka bir çekimi vardır. Biz rezervimizi ruhsatlı kuyulara tahsis etmiştik. 5 hektardan olsa yaklaşık 335 bin hektar tarım arazisi bizim kayıtlarımız dışında sulanıyor. Yani 2 milyon 754 bin hektar sulanabilir tarım arazisinin 560 bin hektarını yer altı ve yerüstü sularla fiilen sulamış oluyoruz. Ancak kaçak kuyularla sulama 800 bin hektarlık bir arazi oluyor.”

Konya kapalı havzası master plan çalışmaları ne durumda?

“Konya kapalı havzasında tarıma elverişli arazi miktarı, mevcut su kaynakları ile sulanabilecek arazi miktarının yaklaşık 3 katı. Havzada son yıllarda yağışların normalin altında seyretmesi, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara bağlı olarak su kullanımının artması ve yeraltı suyunda görülen sürekli düşümler, havza su kaynaklarının kullanımı ile ilgili yeni tedbirlerin alınması gereğini ortaya koymuştur. Master plan çalışmaları ile havza yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının yeniden tespit edilmesi ve bu kaynakların mevcut ve tasarlanan projelerde verimli bir şekilde kullanılması için alınması gerekli tedbirlerin belirlenmesi amaçlanmış olup, çalışmalar devam etmektedir.

Konya Ovaları Projeleri’ni şöyle sıralayabiliriz: Konya ve Karaman illerinde yer alan 9’u büyük su projesi, 1 adedi içme suyu projesi, 1 adedi Göksu Havzası enerji projeleri ve diğerleri de müstakil küçük su ve yeraltı suyu sulamaları olmak üzere 12 adet projeden oluşmaktadır. KOP Kapsamında Yer Alan Projeler:   1- Konya - Çumra Projesi,   2- Ereğli Projesi, 3- Ilgın Projesi   4- Karaman Projesi, 5- Ayrancı Projesi, 6- Yunak - Akgöl Projesi, 7-Sarayönü - Beşgözler Projesi, 8-Beyşehir - Damlapınar Projesi, 9- Akşehir - Eber Projesi, 10- Küçük Su Projeleri, 11- Konya ve Karaman Kenti İçme Suyu Projeleri, 12- Göksu Havzası Enerji Projeleri.”

Konya Ovaları Projesi (KOP) su rezervinin yeniden eski haline getirilmesini planlanıyor.

“Su kaynaklarının kullanımında yaşanan öncelikli sorunlar, öncelikli projeler ve ağaçlandırma seferberliğine ilişkin üretilebilecek projeleri ele alıyoruz. Çözüm önerileri üzerinde çalışıyoruz. 1993 yılından sonra tüm rasat kuyularda ciddi oranda su seviyesinin düştüğünü biliyoruz. Tükenen rezervlerimizin aksine sulu tarıma olan rağbet kaçak kuyuların sayısını arttırmıştır. Bütün birimlerden bu konuda yardım bekliyoruz.

Konya kapalı havzasında, yaşanan küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle su konusunda özellikle tarımda sıkıntılar çekiliyor. Konya Kapalı Havzası'nda büyük toprak potansiyeli var, ancak bu nispette su rezervi olmadığı bir gerçek. Yaşanan kuraklık nedeniyle yer üstü ve yeraltı sularının azlığı içme, tarımsal ve sanayide kullanılan suda sıkıntılar yaşandı. Konya Ovaları Projesi (KOP) ile bu rezervin yeniden eski haline getirilmesi planlanıyor. Özellikle Gembos Derivasyonu ile Beyşehir Gölü'ne yılda 130 milyon metreküp su ilave edilmesi hedefleniyor. Ancak bu gölden yılda tarımsal sulama amacıyla 200-300 milyon metreküp su çekiliyor ve 650 milyon metreküp su ise buharlaşıyor. Bu buharlaşma küresel ısınmayla daha da artabilir. Buna bir çözüm getiremeyiz ama bu aşırı su çekimine bir denetim getirebiliriz. Bu nedenle vatandaşlarımız bize çalışmalarımız esnasında yardımcı olmalıdır.”

Suyu tasarruflu kullanmazsak, Konya vatan olmaktan çıkacak

Devlet Su İşleri (DSİ) 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, Özel Rapor’un 2. bölümünde, sürekli gündemde olan ancak yeterince önem vermediğimiz 'su tasarrufu' konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konya havzasındaki su potansiyelinin ekilebilir tarım arazisinin 1/3'ünü sulamaya yettiğine dikkat çeken Haksal'ın şu cümleleri gelecek kuşaklara nasıl bir Konya bırakacağımızın işaretlerini taşıyor: "Su tasarrufunun mutlaka bir sisteme dayandırılması, dengeli bir kullanım sisteminin ortaya konulmasını herkes bekliyor. Bunun oluşturulması lazım. Aksi halde gelecekte çok ciddi sıkıntılar olacak. Sosyal boyutta toplumun yaşamını devam ettirmesi noktasında Konya belki vatan, yurt olmaktan çıkacak. Su olmazsa, hayat olmayacak."

Dün kaldığımız yerden Bölge Müdürü Hacı Haksal'ı dinlemeye devam ediyoruz: 

SU KAYNAKLARIMIZ, TARIM ARAZİLERİNİN 1/3'ÜNÜN SULANMASINA İMKAN TANIYOR

Nihai durumda sulama şebekelerini dönüşümünü yapmak önemli. Yağmurlama, damla sulama sistemlerini yerleştirme önem taşıyor. Bu şekilde sulanabilir tarım arazisinin 3'te birini sulayabiliyoruz. Bu önemli bir parametredir. Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri gibi olumsuzluklara rağmen bizim gelecekte tarım arazilerinin 3'te birini sulama imkanımız bulunuyor. Yağışlar, yer altı su seviyelerindeki olumsuzluklar nedeniyle hedeflediğimiz rantabl sulamayı yapamıyoruz.

Vatandaş tarımsal ürünlerini çeşitlendirerek daha çok ekim yapıyor. Bağ bahçe, seracılık, organik tarım, pancar ekimindeki her yıl kapasite artırılması, suyun yetersiz olduğu bölgemizde, bu sıkıntıyı daha da tetiklemektedir.

Nüfus potansiyelinin artması, gelişen sanayi, tarıma dayalı sanayide suya dayalı ihtiyaçların her geçen gün arttığını görüyoruz. Bu konuda belediyeler ciddi manada tedbirler ortaya koymaktadırlar. Bunları takdirle karşılıyoruz. Sonuçta bir gerçek var, nüfus artıyor, sanayi gelişiyor, tarımsal sulama sahalarımız genişliyor, su potansiyelimiz aynı seviyede kalmadığı gibi iklime dayalı olarak azalıyor.

Bu manada suyu çok bilinçli olarak kullanmamız lazım. Tasarruflu olarak kullanmamız lazım, özellikle suyun kıymetini bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Su potansiyeline göre tarım yapılması gerekiyor. Çok sahada ekim yaparak ürün alamamaktansa, yeterli verimi alabileceğimiz miktarda tarımsal faaliyetlerimizi sürdürmemiz gerekiyor.

Bu noktada biz DSİ olarak, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Su konusunda ilk olarak sermayemizi iyi belirlemek gerekiyor. Su rezervimiz nedir? Suyumuzu nasıl kullanıyoruz? Suya yönelik olarak yaptırım ve kontrol edilebilir denetlenebilir bir sistemi yerleştirmemiz nasıl mümkün olur? Bunların arayışı içerisindeyiz. Bu manada çalışmalarımızı sürdürüyor, bilgi, veri, elde ediyor eksikliklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Bilgileri tamamladıktan sonra tespitlerimizi Coğrafi Bilgi Sistemi'ne aktardığımızda tabloya bakıldığı zaman suyumuz hangi havzada ne kadar var? Ne kadar kuyu var? Bunlara nasıl yaptırım getirilebilir? Suyun bir bedeli olması düşüncesiyle genel müdürlüğümüz, ilgili daire başkanlıklarımızla nihai durumda tartışıp bir yasal düzenlemeyle düzensiz kullanılan suyun daha adaletli, hakkaniyetli, kontrol edilebilir, bedelini, tahsilatını yapılabilir şekilde bir sisteme kavuşmamız gerekiyor.

Hep eksiye doğru gidiyoruz. Bu eksiye gidişle bugün tarımsal sulamayı tartışırız, yarın içme suyunu bulamadığımız için bu sefer ciddi sosyal problemler çıkar, göçler başlar, insanlar yerinden yurdundan olur.

Bu nedenle rezerv çalışmasını önemsiyoruz. DSİ olarak bunu net ortaya koymamız lazım, su rezervlerine göre tarım yapılması lazım. Arazi sahasına göre tarım değil, tarım alanımızda hiçbir sıkıntı yok. Tüm iyileşmeleri, gelişmeleri, ekonomik sistemleri ortaya koyduğunuzda tarım arazimizin 3'te birini sulayabiliyoruz. Demek ki biz 3'te 2'sini suladığımızda tehlike çanları çalıyor. Şimdiden de bize birçok dilekçe geliyor. Su seviyesi düştü, kuyu tecrübesi yapılması, su seviyesine göre boruların pompanın kotların indirilmesi, trafo gücünün değiştirilmesi gibi sıkıntıları çiftçimiz birebir yaşıyor. Herkes suyu derine doğru kovalıyor, gücü olan derine doğru gidiyor.

SUYA ENDEKSLİ BİR TARIM POLİTİKASI VE PLANLAMASI GEREKİYOR

DSİ çalışmalarını sonuçlandırıp yaptırımını ortaya koyduğu zaman, güce göre değil suya göre hakkaniyetli bir dağılım olacak. 3-5 ruhsatlı kuyunun yanında kaçak kuyuları olanlar bir tarafa, bir tarlası için su semin edemeyenler ortaya çıkacak. Bu sıkıntılar giderilecek. Bu konuda eksiğimizi görerek bu çalışmaları yapıyoruz. Netleştiriyoruz. Bunu kamu kurum ve kuruluşlarla paylaşıyoruz. Bu konuda halk bilgi sahibi oldu. İşin sonuna geldiğimizin, sorumsuzca suyu kullanma hakkımızın olmadığının herkes farkında. Bunun mutlaka bir sisteme dayandırılması, dengeli bir kullanım sisteminin ortaya konulmasını herkes bekliyor. Bunun oluşturulması lazım. Aksi halde gelecekte çok ciddi sıkıntılar olacak. Sosyal boyutta toplumun yaşamını devam ettirmesi noktasında Konya belki vatan, yurt olmaktan çıkacak. Su olmazsa, hayat olmayacak.

Bu sıkıntılara karşı, kurum kuruluşların duyarlılık içinde olması gerekiyor. Ne kadar duyarlıyız? Yeterli değil. Konya kapalı havzasında ciddi anlamda bir tarım planlaması ve tarım politikası izlenmesi gerekiyor. Araziye göre değil, suya göre, suyunda dağıtımının işletmesinin en rantabl şekilde sürdürecek metotları ortaya koymamız lazım. Bu noktada herkese bir görev düşüyor.

YER ALTI VE YERÜSTÜ SU KAYNAKLARINA YÖNELİK MAKRO PLAN ÇALIŞMALARI YAPIYORUZ

Kuraklık ve tarım eylem planıyla kurumlar görevlendirilmişti. Ama biz bunun dışında DSİ olarak kendi eksiklerimizi, yapmamız gerekenleri ayrı bir mecrada yürütüyoruz. Hem o toplantılara katılıyor, hem de eksiklerimizi telafi ederek önümüzdeki dönem daha detaylı bilgilerle çalışmalarımızı ona göre yürütüyoruz. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımıza yönelik makro plan çalışması yapıyoruz. Bu verileri güncelleştirip doğruladıktan sonra bunlara yönelik makro plan çalışmasını, hem sulama sahaları hem de şebeke yönüyle klasikleri borulu kapalı sisteme dönüştürecek şekilde yapıyoruz. Devam eden projelerimizin ekseriyeti basınçlı şebeke sisteminde. Bu bir süreçtir. Bu süreci fırsatları iyi bir şekilde değerlendirip, imkanları sıfırlamadan, doğruları ortaya koyarak izlememiz gerekiyor.

SUYUN İSRAF EDİLDİĞİ HER SULAMA VAHŞİDİR

Sulama sistemlerinin özelikle Konya'da çok tartışıldığını biliyoruz. Vahşi sulama bitkinin ihtiyacından fazla suyu toprağa vermek anlamına geliyor. Yağmurlama ve damla sulama yapsanız bile bu mümkündür. Hoyratça sulamadır, israftır bu. Bölgemizde suyu israf etmememiz gerekiyor. Yağmurlama, damla sulama sistemlerini buharlaşmanın en az olduğu gece saatlerinde akşam üzeri kullanmak gerekiyor. Gündüz sıcaklığın 30 derece olduğu saatlerde yağmurlama veya damla sulama yaptığımızda tasarruf sağlanmış olmuyor.         

KONYA KAPALI HAVZASI'NIN YERALTI SU ENVANTERİ ÇIKARILDI

Türkiye'nin en az yağış alan bölgesi olan ve sulama ihtiyacının büyük bölümünü yeraltı sularından temin eden Konya Kapalı Havzası'nın yeraltı su envanterini çıkarmak amacıyla başlatılan su kuyularının tespiti çalışmaları tamamlandı. Tespit çalışmalarına Konya ve diğer bölgelerden gelen 31 ekip ve 130 civarında personel, sahaya inerek kuyuların yerini, su rezervini ve verimliliğini tespit etti. Çalışmalarımıza 5 Kasım 2007 tarihinde başlamştk. Bu çalışmayla Konya Kapalı Havzası'nı yeraltı su konumunu belirlemek ve bu rezervi planlı ve programlı bir şekilde kullanmak amacıyla 1. kademe olarak bölgedeki su kuyularının envanterini çıkardık. Bu manada bugüne kadar yapılan çalışmalarda 27 bin 650 adet kuyu tespit ettik. Çalışmaya her ekipte 2 kişi ve o bölgenin muhtarı katıldı. Ekiplerimizin elinde birer adet GPS ve su seviye tespit cihazı bulunmaktaydı. Bu envanter çalışmasıyla su kullanımında yeni bir yapılanma içine girdik. Bu yapılanma içerisinde sulanabilir tarım arazilerini en ekonomik ve faydalı bir biçimde belirleyerek bundan sonraki yer altı su kullanımını kayıt altına almak ve hem kontrol edilebilir, hem de vatandaşın birim alanda kullandığı suyun tahsilatını yapabilecek bir sisteme geçmiş olacağız. Yapılan saha çalışmalarında gidilen bölgenin muhtarıyla birlikte kuyuları tespit eden ekipler, ellerinde bulunan uydu yer bulma cihazı (GPS) ve su seviye tespit cihazıyla birlikte kuyunun konumunu ve kuyudaki su rezervini tespit etti. Alınan bilgiler merkezde bulunan bilgisayarlara girilerek hangi kuyuların kaçak, hangilerinin ruhsatlı olduğu tespit edildi. Kaçak olduğu tespit edilen kuyuların ise ilk olarak verimliliği belirlendi ve verimli görülmesi halinde ruhsatlandırılarak sisteme kaydedildi.

DÜNYA TEKNOLOJİLERİNİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ

DSİ ülkemizin köklü kuruluşlarından biridir. Büyük projeler gerçekleştirmektedir. İnsanımıza hem tarım yönüyle hem de temiz içme suyu, enerji yönüyle hizmet ediyor. Bir yandan da günün gelişen teknolojisine ayak uyduruyor. Teşkilatımızın her kademesinde bu çalışmalar sürdürülüyor. Birçok projede yurt dışı teknik ve sistemler takip ediliyor. Gidilip yerinde inceleme yapılıyor. Toplam kalite anlayışını 2006 yılında tamamladık. Belli bir standartta hizmet üretmek, daha üst düzeyde ihtiyaçları giderecek teknik ve teknolojiyi elde etmek için çalışmalar yürütüldü. Bu devam ettiriliyor. Bunu daha üst kaliteye çıkarmak için çabalar sarf ediliyor. Bilgisayar teknolojisini her alanda kullanıyoruz. Tüm hizmetlere yönelik projeleri veri olarak Coğrafi Bilgi Sistemi'ne aktarıyoruz. Bu büyük bir gelişme. Arşivlerde kaybolan, güncel olamayan bilgiler tek havuzda toplanmış oluyor. Bu çalışmalarla Avrupa'da yürütülen bilim ve tekniğin her türlüsünü kurumumuzda uygulamaya çalışıyoruz. AB standartlarına ulaşabilmemiz için bilgi ve teknoloji ağıyla donatılmamız gerekiyor. Kalite yönetim, bilgi ve teknoloji birimleri son 3 yılda oluşturuldu. Büyük mesafe alındı. 

KOP PROJELERİNİN EKONOMİK FAYDASI

KOP kapsamında bugüne kadar 346 bin 445 hektar alan işletmeye açılmış olup, inşaatı devam eden ve ileriki yıllarda yapılacak projeler tamamlandığında, toplam 645 bin 205 hektar alan sulu tarıma kavuşturulacak. Tarım ve meyvecilikte çeşitlilik, üretimde artış, tarımsal sanayide kalkınma, güvenli üretim, iç ve dış piyasada rekabet gücü sağlanmış olacak. Yem bitkileri ekimleri, hayvancılık ve entegre tesislerinde gelişmeler meydana gelecek. Konya ve Karaman kentlerinin uzun vadeli içme-kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçları temin edilmiş olacak. Yöre insanını göçten kurtaracak ve yaklaşık 100 bin kişiye iş ve istihdam sağlayacak. Bu projelerle milli ekonomiye yılda yaklaşık 600 milyon YTL katma değer sağlanmış olacak.

 

© Özel Rapor 'Basın Meslek İlkeleri'ne uymaya söz vermiştir. İletişim Bilgileri: Musa Kirazgiller GSM: 0.537 609 13 58 E-posta: musakirazgiller@hotmail.com